← Tüm yazılar

AI Hızlı, Sen Hazır mısın?

Bu sabah bilgisayarımı açtım. Günün planı aklımda şekilleniyordu. Dün gece yapay zeka tarafından üretilmiş 9 doküman gözüme ilişti. İncelemesi 5 saat sürecekti. Yapılacak tüm işleri bir kenara attım ve şu an bu yazıyı yazıyorum. Neyi yanlış yapmıştım? Tabii ki oturup o kadar süre bir şeylere damga vuran gümrük memuru gibi çalışacak değildim. Değerlendirme bekleyen işler gözümü bir hayli korkutmuştu. Halbuki onları yapay zekaya hazırlaması için veren de bendim. Bir çeşit tuzağa düşmüş gibi hissediyordum. Peki olaylar buraya nasıl geldi?

Ürün departmanında fırından en çok çıkan ekmek ürün tanımıdır. Ürün tanımları butona basınca ne olacak, bu sayfaya kimler nasıl erişecek gibi çeşitli mayalar ile yoğrulur. Teknik ekip ve iş ekipleri arasında mekik dokuyan bir ürün yöneticisinin elinde son halini alır.

Bu süreçte yapay zekadan destek almaya karar vermiştim. Ürünün kodlarına ve mimarisine erişebilen yapay zeka, bir ürün fikrinin nasıl çalışması gerektiği konusunda tatmin edici sonuçlar üretebiliyordu.

Peki bu sonuçlar yeterli miydi? Hayır. Çünkü ürünün sorumluluğu, dolayısıyla tanımların doğruluğu hala bir insanın, benim üzerimdeydi. Dolayısıyla yapay zekaya ürettirdiğim her tanımın üzerinden editör titizliğiyle geçmeli, hataları tespit etmeli ve hatta gelecekte yapmaması üzere onu beslemeliydim. Buraya kadar her şey çok iyi gidiyordu, yapay zekayı da hazırladıktan sonra tanımlanması gerekenler listesinden 9 tane seçtim ve gece ben uyurken yapması üzere yapay zekaya dükkanı devrettim.

Burada “flashback” bitiyor ve filmimizde aktörün yaşadığı kaosun sebebini öğrenmiş olarak zamanda şimdiye geri dönüyoruz. Ben bu işleri atarken bunları onaylayacak kişinin (yani benim) iş yükünü hiç düşünmemiştim. 5 saat ona ayıramayacak olmak bir yana, hiç bunlara girişesim de yok.

Peki yapay zekanın bir dakikada ürettiği çıktıyı insanın onaylaması 30 dakika sürüyorsa, biz bu işten ne anladık? Tam bu noktada yapay zeka tarafından üretilen işlerin bazı konularda ayrıştığını fark ediyorum. Tümörde olduğu gibi, bunda da işin iyi huylusu var. Yaptıracağınız bir işin kontrolü yeterince hızlıysa, sorunumuz yok demektir. Buna örnek sosyal medya için bir görsel üretmek olabilir. İstediğinizi yazdınız, görsel karşınıza geldi ve bir saniyeden kısa sürede iyi mi kötü mü anladınız. Bu senaryoda kendinize istediğiniz kadar yüklenebilirsiniz ve yoğunluğunuzu insani yönetmek daha kolay gelecektir, çünkü işin doğası buna izin veriyor. Bir diğer senaryo ise yapay zekadan sürekli bir şey istemediğiniz bir çıktı türü olabilir. Örneğin sadece müşteri toplantıları öncesi müşteri ile ilgili bir özet çıkarmasını istediniz. Bu bağlamda da yoğunluğunuz toplantı takvimi ile sınırlıdır. İşin özü, yapay zeka tarafından hızlıca üretilen ancak insan onayından geçmesi uzun süren işler seni ezip geçebilir.

Son olarak, bu hep böyle mi olacak? Her şeyi yapay zekaya devredip “Human in the loop” dediğimiz teraneden çıkabilecek miyiz? Orta vadede hayır, ancak bunun seviyesi de gün geçtikçe yükseliyor. Şimdiden kritik olmayan konularda yapay zeka çıktılarını daha gelişigüzel değerlendirdiğimizi, daha yüzeysel taradığımızı fark ediyorum. Yapay zeka sistemleri daha az hata yaptıkça bizim de ona olan güvenimiz artacak. Bu geçiş döneminde ise yapay zeka ile aramızdaki ilişkiyi doğru tartmalıyız. Kimse kötü huylu tümörlere bulaşmak istemez.


Sonuna kadar okuduğun için teşekkür ederim. Bunun gibi yazılardan haberdar olmak için abone olabilirsin.

Subscribe